Blog Listem

18 Şubat 2019 Pazartesi

18 ŞUBAT 2019 PAZARTESİ ÇOK ŞÜKÜR GÜNEŞLE BAŞLADIK YENİ HAFTAYA...

Hayırlısı ile başladık yeni haftaya..

 güzel geçsin inşallah...
Yarın ilk cemre düşüyormuş..

Haftanın en güzel haberi bu sanırım..

Bu sene yeterince üşüdük 

artık güneş ışıtsın içimizi dışımızı lütfen

gündüz :13 gece :6 dereceymiş...


Halk takvimi ve inanışına göre,
"Ateş", "kor" anlamına gelen cemrenin
kasım günlerinin 100. gününden
5 gün sonra cemrelerin düşmeye başlıyor.
Cemrenin birer hafta aralıkla havaya,
suya ve toprağa düştüğüne inanılıyor.
Üç tane olan cemrenin birincisi havaya
(19-20 Şubat), ikincisi suya (26-27 Şubat) ve
üçüncüsü de (5-6 Mart) toprağa düşer.
"Cemre düşmesi" hayvancılıkla uğraşanlar için
soğuk nedeniyle dışarıya çıkartamadıkları 
hayvanların otlaklara kavuşma zamanının
 yaklaştığını,tarımla uğraşanlar için de 
toprağın işlenmedönemine gelindiğini ifade ediyor.

Fırtına varmış maalesef...

Kuşların çiftleşme zamanı gelmiş..

Bizim ofisin arka tarafındaki kuşlar

bu nedenle cıvıldaşıp duruyorlar anlaşılan:))

Akşama da yemekte tavuk şinitzel,

patates kızartması, salata ve
cevizli kabak tatlısı varmış..
Bayılırım kabak tatlısına



DÜN (17 ŞUBAT) DÜNYA KEDİLER GÜNÜYMÜŞ..



Ben de bizim tüylü ponçiğin resimlerinden kolaj yaptım..

Herkese miyav miyav diyerek sevgilerini gönderdi:)))


Her yıl dünyanın birçok ülkesinde

Dünya Kediler Günü bugün kutlanıyor.

Uluslarası Kediler Günü ise 8 Ağustos'ta kutlanıyor.

İtalyanlar tarafından kedilerinönemine dikkat çekmek için
kabul edilen Kediler Günü,Amerika Birleşik Devletleri’nde
29 Ekim’de kutlanırken,Rusya’da 1 Mart’ta ve

Polonya’da 17 Şubat’ta kutlanıyor.

BİR KİTAP

Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi

hem de modern bir destan.

Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi?

Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim seçimlerimize mi bağlıdır,

yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler?

Kafamda Bir Tuhaflık bu sorulara cevap ararken

aile hayatıyla şehir hayatının çatışmasını,

kadınların ev içlerindeki öfke ve çaresizliklerini resmediyor. 


BİR FİLM/PHILADELPHIA

Eşcinsel olan yetenekli avukat Andrew Beckett,
çalıştığı hukuk bürosunda AIDS olduğu
fark edilince işten çıkarılır.
Kendisine nedeninin AIDS olduğunu
açıklamamalarına rağmen Beckett,
nedenin bu olduğundan emindir ve
bu hukuk bürosuna dava açmaya karar verir.
Başvurduğu avukatlarca bir süre reddedildikten
sonra, en sonunda Joe Miller'ı tutmayı başarır.


Film, müzikleriyle Oscar'ı hak etmiş, 

Tom Hanks'e de En İyi Erkek Oyuncu dalında
Oscar kazandırmış etkileyici bir drama.
Bir çoğunuz izlemiştir nerden nereye aklıma geldi...


BİR DEKORASYON FİKRİ/BİR KÖŞECİK
Duvar kağıtlarını oldum olası sevmişimdir...

DÜNYAMIZIN NEŞESİ SÜSLERİ KÖŞEMİZ..
İkisi de tatlıcık bunların....

BİR MOTİF/BİR FİKİR
oldukça basit gibi sanki...

HERGÜNE BİRAZCIK İNGİLİZCE

                           SAĞLIKLI YAŞAM/SAĞLIKLI BESLENME/SOĞAN
  • Soğan, antibiyotik, antiseptik, antimikrobiyal, antibakteriyel özellikleri ile hastalık ve enfeksiyonlardan uzak durmanıza yardımcı olur.
  • Yüksek ateş, grip, öksürük ve alerjilere iyi gelir. 
  • Soğan suyu ve balı karıştırarak bu tarz hastalıklarla kolaylıkla baş edebilirsiniz.
  • Küçük bir parça soğan koklamak burundaki kanamayı yavaşlatır ve durdurur.
  • Eğer sindirim sisteminizle ilgili probleminiz var ise soğan tüketmek, sindirim sisteminizi ve bağırsaklarınızı rahatlatacaktır.
  • Her gün soğan tüketmek ilerde yaşayabileceğiniz osteoporoz (kemik erimesi) dan sizi koruyacaktır.
  • Soğan suyu cilt yanıklarına, haşere ısırmalarına ve hatta arı sokmasına karşı çok etkilidir. 
  •  Canınız inanılmaz yanacaktır fakat iyileşme süreciniz aynı oranda hızlanacaktır.
  • Sıklıkla duyduğumuz soğanın kanserden koruma özelliği, özellikle beyin tümörlerinde, gırtlak ve kolon kanserlerini önlemede başrol oynar.
  • Güçlü bir hafıza ve sağlam bir sinir sistemi içinsoğan kullanmak zorunludur.


TARİHTE İLKLER/İLK OYUNCAK

Tarihte ilk oyuncağın M.Ö. 5. yy da
Mısır’da yapılan arkeolojik çalışmalar
sonucu bulunduğu görülmüştür.
Bu oyuncak ise çocukların tahtadan

yaptıkları atlardan başka bir şey değildi.



Mısır’da misket ve topaç benzeri oyuncakların da 

bulunduğu bilinmekte. Mısırlıların oyuncak
keşfindeki ilerleyişi medeniyet açısından
gösterdikleri gelişme ile doğru orantılı olmasından
gelmekte ve de çocuklara toplum içinde ne kadar
önem verdiğini göstermektedir.
Firavun mezarlarında bebek oyuncakların da
bulunması Mısırlıların gerçekten de oyuncak

konusuna ne derece önem verdiğini göstermekte... 

BİR TARİF/KEDİ DİLLİ KOLAY TİRAMİSU

MALZEMELER

Krema için:
  1. 2 çorba kaşığı un.
  2. 500 mililitre süt.
  3. 2 adet yumurta sarısı
  4. 1,5 çay bardağı toz şeker.
  5. 3-4 çorba kaşığı labne peynir.
  6. 1 paket vanilya.
  7. ISLATMAK İÇİN:
1 çay fincanı sıcak su,
2 çorba kaşığı hazır kahve,
2 çorba kaşığı tozşeker,
1 tatlı kaşığı kakao,
1 tatlı kaşığı Türk kahvesi.
Ayrıca badem likörü veya
konyak ilave edebilirsiniz.

KOLAY TİRAMİSU TARİFİ
Malzemelerin hepsi bir kapta karıştırılır
ve kedi dilleri bu karışımla ıslatılır.
Bir kat krema, bir kat bisküvi
ve üzerine tekrar bir kat krema konulur

ve kahve ile süslenir.

ZORLU HAYAT YOLCULUĞUMUZDA
 BELKİ BİRGÜN GEREKİR DİYE....
Bir Çin atasözüymüş..
YOLCULUK NEREYE?/KARADAĞ

Karadağ, Balkanlar'da bir ülkedir.
Doğusunda Arnavutluk ve Kosova,
kuzeyinde Sırbistan, batısında Hırvatistan,
Bosna-Hersek, güneyinde Adriyatik Denizi yer alır.
Başkenti, Podgorica'dır.
Anayasasında Karadağ "demokratik,
refah ve çevreci bir ülke" olarak tanımlanır. 
Montenegro ismiyle de anılan
Monte (Dağ), Negro (Kara),
Yugoslavya’nın 6 cumhuriyetinden biri iken,
bölünmenin ardından Sırbistan-Karadağ
olarak anılmaya başlayan Karadağ,
muhteşem kumsalları, yemyeşil dağları,
kartpostal görünümündeki tarihi kentleri ile,

Balkanlar'ın en sakin ve en güzel ülkelerinden biri.

MASALLAR/HİKAYELER/FIKRALAR/BİLMECELER

YÜZYILIN KURTARMA OPERASYONU

Olay 1985 yılında İran- Irak Savaşında geçiyor.
Savaşın en şiddetli olduğu zamanlarda
Saddam Hüseyin 18 Mart 1985’te,
bir gün sonra İran’a hava saldırısı başlatacağını ve
sivil yolcu uçaklarını da vuracağını açıklıyor.
Birçok devlet öncelikle mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde
vatandaşlarını İran'dan tahliye etmeye başlamış
fakat Tahran’daki Nissan Otomobil Fabrikası’nda çalışan
Başmühendis Janichi Numato’nun sorumluluğundaki
215 Japon mühendis ve teknik eleman grubu 
ise Tahran’dan çıkmayı başaramamış ve mahsur kalmışlardı.
Bunun üzerine Japonya'nın Tahran Büyükelçisi Yutaka Nomura,
Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla özel bir uçak istedi.
Fakat Japon havayolu şirketleri İran ve Irak'ın garantisi olmadan
uçmayı reddediyorlardı. Nomura, yakın dostu Tahran'daki
Türk Büyükelçisi İsmet Birsel'le görüşerek "Türk Hava Yolları,
Tahran'a özel sefer yapabilir mi?" diye sordu.

Büyükelçi Birsel, konuyu hemen dönemin Başbakanı Turgut Özal'a iletti. 

Özal tehlike nedeniyle tereddüt yaşadı.
Ancak eski dostu olan İtoçu firmasının
Türkiye şubesinde çalışan Takaşi Morinaga da aynı ricayı tekrarlayınca,
Özal kararını verdi. Kurtarma operasyonu için düğmeye basıldı. 
Saldırıya 25.5 saat kala Nomura'yı arayan Birsel, Özal'ın da onayıyla
ertesi gün THY'nin Japonlar için özel bir sefer düzenleyeceğini bildirdi.
Ankara'dan Tahran'a gidecek ve Japonlar'ı alıp Ankara'ya getirecek
kurtarma operasyonunun kaptanlığına Pilot Ali Özdemir seçildi.
Özdemir'e, THY'nin özel seferinde Pilot Koray Gökberk ile
8 kişilik uçuş ekibi eşlik edecekti.
Uçak, gece yarısı tüm hazırlıklarını tamamlayan ekip,
15 Mart 1985'te, günün ilk ışıklarıyla,TC-JAY tescilli,
"İzmir" adlı DC10 tipi uçakla yola çıktı.
Van'ı geçtikten kısa süre sonra Tahran Havalimanı'nın kapatıldığı bildirildi.
Kaptan Pilot Özdemir, geri dönmek için harekete geçerken
ikinci bir haberle havalimanının açıldığı bildirildi.
Tahran'a yönelen uçak, Saddam'ın "sivil uçakları vurma"
tehdidine rağmen Tahran Havalimanı'na ulaştı.
Kapısı açılır açılmaz, çocuk çocuk 215 Japon uçağa doluştular.
İran Kulesi'nin yönlendirmesiyle, THY uçağı 15 dakika sonra kalktı ve 
Saddam'ın açıkladığı saldırı saatinden sadece 3 saat önce İran'dan havalandı.
Toplam 9.5 saat süren yolculuğun ardından kaptan pilot Ali Özdemir'in yaptığı
''Welcome to Turkey'' (Türkiye'ye hoş geldiniz) anonsu
uçaktaki yolcuları büyük bir sevince boğdu. 

Özdemir, Japonya'da yayınlanan belgesel programda da uçağın kalkışı beklenirken
Patlama sesleri duyulduğunu belirterek,
'' Uçaksavar füzeleri uçağın 5 metre yakınından geçiyordu.
Yine de görevi kabul etmemek aklımızdan bile geçmedi.
Orada kalsalardı roket ya da bombayla havaya uçacaklardı.
Japonlara karşı Türk milleti olarak sempatimiz vardır.
Bu görevi seve seve yine yaparız'' diye konuştu.
OLAY 1999’DA YENİDEN GÜNDEME GELDİ
İran’dan kurtardığımız Japon’lar ülkelerine döndükten sonra
Turgut Özal’a bir teşekkür mektubu ile duygularını iletmişlerdi.
Bu olumlu tesir yıllar geçtikçe unutulmamış ve 14 yıl sonra 1999’da
Gölcük depreminde uçakta bulunan Satoru depremzedelere
yardım için 5 milyon yen toplayıp Ankara’ya teşekkürünü
gönderdiği gibi İtochu firmasından Morinaga’da,
tüm firma çalışanlarına depremzedelere destek verme çağrısında bulunmuştu.
(Muhammer Yıldız-Kokpit.aero)




14 Şubat 2019 Perşembe

HADİ BAKALIM BEN DE MİMLENMİŞİM....ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM BUZLARKRALİÇESİ...https://blogadresimbuzlar.blogspot.com




1.NERELİSİNİZ?

Doğma büyüme İzmirliyim ve çok seviyorum. Üniversiteyi İstanbul'da bitirdikten sonra İzmir'e dönmekle hata mı ettik acaba diye düşünürdüm evliliğimizin ilk yıllarında şimdi ise iyi ki de dönmüşüz diyorum...şükür...

2.)BURCUNUZ?

Ben tam bir hayalperest..duygusal..sulugöz..unutkan..bir balığım...

3.)BLOGLARDA EN ÇOK İLGİNİZİ ÇEKEN ŞEYLER?

Yeni kitaplar filmler diziler öğrenmek...el emeği göz nuru el işlerine bakıp bakıp imrenmek....yeni yemek/pasta/tatlı/tuzlu  tarifleri öğrenmek...Yeni yeni dostlar edinmek...Sevgiyi saygıyı duyguları iyi günü kötü günü paylaştığımızı hissetmek...

4.)EN SEVDİĞİNİZ MEVSİM

İzmir'de genelde kısa sürse de ilkbahar...ama ben hep derim ki insanın sevdikleri sağlıklı keyifli ve yanıbaşındaysa her mevsim kendine göre güzeldir aslında...
5.)YABANCI DİLİNİZ

Günlük hayatta kullanma şansım olmadığı için çok gerilese de ingilizce biliyorum diyebilirim.

6.)EN SON OKUDUĞUNUZ KİTAP

En son 2.Dünya Savaşında bir süre kamplarda yaşamak zorunda kalan Helga isimli Prag lı bir kızın o günlere ait korkunç olaylarla dolu günlüğü idi...Kitap içinde Helga ile yazarın yaptığı röportaj ve o günlere ait siyah beyaz fotoğraflar da var..Ne korkunç bir tarihi olaydır şu Yahudi Soykırımı...Derler ya insanın insana yaptığını hiçbirşey yapmaz diye...

7.)HAYATINIZDA PİŞMAN OLDUĞUNUZ BİRŞEY

Üniversite sınavına girmeden birgün önce babamın etkisi altında kalıp sıralamayı değiştirmek. 
8.)ÇANTANIZDAN EKSİK ETMEYECEĞİNİZ EŞYALARDAN BAZILARI

Cüzdan telefon jarj ruhsat bunlar mecburen olmak zorunda zaten..Ayrıca ıslak/ kuru mendil, makyaj çantam, ağrı kesici bir ilaç, yara bantı, not defterim, kalemim bunlar ilk etapta aklıma geliverenler...

9.)EN SEVDİĞİNİZ İÇECEK

Resimde Türk kahvesi görünse de ben hertürlü kahveyi çok seviyorum...Bana kahve olsun zaten.. Yanında bir de kek veya çukulata da olsa bir de kitabım dergim olsa ...Ooohh benden mutlusu yok işte o zaman...

10.)BLOĞUNUZDAN PARA KAZANDINIZ MI?

Hayır hiç kazanmadım .
İSTEYEN HERKESE BENDEN BİR MİM DAVETİYESİ... KUCAK DOLUSU SEVGİLERİMLE..

http://www.levlaninnotdefteri.com
/https://berfce.blogspot.com/
https://www.tvizle.space/
http://ayisigininhayaldunyasi.blogspot.com/
http://vakitsizkelimeler.blogspot.com/
https://birumutyeter.blogspot.com/
https://greditale.blogspot.com/

11 Şubat 2019 Pazartesi

11 ŞUBAT 2019 PAZARTESİ GÜNEŞLİ VE SERİN BİR GÜNLE BAŞLADIK HAFTAYA ...YARIN YİNE YAĞMURLAR GELİYORMUŞ...


Sağlıklı huzurlu keyifli 


bir hafta olsun 

inşallah hepimize...
BİZDEN VE DÜNYADAN HABERLER 

61. Grammy Ödülleri'ni (2019 Grammy) kazananlar açıklandı

61. Grammy Ödülleri, Los Angeles'taki Staples Center'da

Alicia Keys'in sunduğu törenle sahiplerini buldu.

 Kacey Musgraves, Drake, Cardi B, Dua Lipa, Lady Gaga,

 Childish Gambino ve Ariana Grande gecede

büyük ödüllerin sahibi oldu. Lady, Gaga,

Kacey Musgraves ve Childish Gambino geceden üçer ödülle ayrıldı...

Seyredemedim de kaydetmeyi de unuttum kızımdan azarı da işittim de 
Allahtan utube var artık kurtarıcımız...



Bugün havamız parçalı bulutluymuş

 ama yarından itibaren 

yağmur geliyormuş yine 
bereketiyle gelsin inşallah...
gündüz:15 gece:11 

BİZDEN VE DÜNYADAN HABERLER

7 Şubat günü çok acı bir olay oldu..

İstanbul Kartal'da Cevizli Mahallesi Sema Sokak'ta,

altında bir tekstil atölyesinin bulunduğu,

toplam 14 daireli 8 katlı bir bina çöktü.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,

Kartal'daki çöken binada 35 kişinin bulunduğunu

bunların 14'ünün yaralı olarak kurtarıldığını

ancak 21 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ölenlere Allahtan rahmet , yaralılara acil şifalar,
yakınlarına sabırlar diliyorum...Umarım gereken dersler 
alınmıştır da bir daha böyle feci bir haberle sarsılmak 
zorunda kalmayız....

BİR KİTAP

SON, içinde tuhaf bir sıkıntısı olanların,

memleketin hallerine dertlenenlerin,

birini hep son gördüğü haliyle hatırlayacağını

bilenlerin, ülkeden ülkeye savrulanların,

üstüne gidildiğinde gözü hiçbir şeyi görmeyenlerin,

aşk yerine umutla yetinmek zorunda kalanların hikâyesi.  

Henüz okumadım ama çok merak ediyorum...


BİR FİLM/RAYDAN ÇIKANLAR

Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında

mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir.

İşine gitmek için her sabah düzenli olarak

8:43 trenini yakalamak zorundadır.

Bir gün treni kaçırır ve Lucinda Harris ile tanışır.

Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır.

Artık Charles'ın hayatı sonsuza dek değişecektir.  

Dün çok geç bir saatte digitürkte denk geldim
gerçekten başarılı bir gerilim olduğunu söyleyebilirm.


BİR DEKORASYON FİKRİ


Bu köşede ne güzel sohbetler edilir

 çaylar kahveler eşliğinde...

renkler içimi açtı ...


DÜNYAMIZIN NEŞESİ SÜSLERİ KÖŞESİ


harika kardeşler birarada...

yemeyim de ne yapayım ben bunları şimdi...



BİR MOTİF/BİR FİKİR


Bir hasır sepet ne güzel olmuş

  marifetli eller sayesinde...


HERGÜNE BİRAZCIK İNGİLİZCE

SAĞLIKLI YAŞAM/SAĞLIKLI BESLENME/ARI SÜTÜ

Arı sütü, 5-15 günlük işçi arıların yutak üstü salgı bezlerinden

salgıladıkları bir maddedir.

Jel halinde akıcı kıvamda, kremsi-beyaz renktedir.

* Kolesterolü düşürücü etkisi vardır. 
* kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi tespit edilmiştir.
* Damar genişletici ve tansiyon düşürücü etkisi vardır.
* Sinirsel hastalıklarda olumlu etkileri olduğu belirtilmektedir.
* Saç dökülmesine karşı etkilidir.
* Besin ögesi içeriği nedeniyle sağlıklı beslenme açısından önemlidir.

* bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir.
* Kan şekerini düşürücü etkide bulunur. 
* İştah üzerinde düzenleyici etkisi nedeniyle iştah açıcı olarak kullanılabilir.
* Özellikle propolis ile birlikte kullanıldığında gribe karşı çok iyi bir koruma sağlar.
* Çocukların öğrenme ve algılama işlevlerinin arttırılmasına yardımcı olur 
* Kolit gibi mide hastalıklarının tedavisinde olumlu etkiler gösterebilir. 
* Bedensel ve zihinsel yorgunluğa karşı enerji kaynağıdır.  


BİR TARİF/İRMİKLİ YAZ TATLISI

Malzemeler
  • 1 litre süt
  • 16 yemek kaşığı şeker
  • 16 yemek kaşığı irmik

Hazırlanışı

Bütün malzemeleri orta ateşte sürekli karıştırarak pişirin.
Muhallebi kıvamına gelene kadar kaynatın.
Sudan geçirilmiş kaba doldurun ve
buzlukta 1 saat bekletin.
İsteğe göre üzerine vişne ya da
böğürtlen reçeli dökebilirsiniz.

TARİHTE İLKLER/İLK ŞEMSİYE

İlk şemsiye bundan dört bin yıl önce icat edilmiştir.
Mısır, Yunan, Asur ve Çin’in antik sanat eserlerinde
şemsiyelerin de yer aldığını görebilmekteyiz.
Bu eski şemsiyeler veya güneş şemsiyeleri,
güneş ışınlarından korunmak amacıyla dizayn edilmişti.
İlk sugeçirmez şemsiyeler yağmurdan korunmak amacıyla
Çin’de üretildi. Bu kağıt şemsiyeler yağmurlu havalarda


rahat kullanılmaları için mumlanmış ve cilalanmıştı.
ZORLU HAYAT YOLCULUĞUMUZDA
 BELKİ BİRGÜN İŞE YARAYABİLİR DİYE....

YOLCULUK NEREYE?/TALİNN/ESTONYA

Bir ortaçağ senfonisi, Tallin

Yazın beyaz gecelere şahitlik etmek için en doğru adres olan Estonya’nın başkenti Tallin adeta kuzeyin Prag’ı gibi. Sadece 1,4 milyon nüfusa sahip olan ülkede devrim şarkılarla gerçekleşmiş, Festival Meydanı’nda toplanan yüz binler özgürlük taleplerini şarkılarla dile getirmişler. Ruslara bu sahnede düşen ise dönüp gitmek olmuş.

Üç Baltık ülkesi içinde en kuzeyde bulunan Estonya’nın başkenti Tallinn. 500 yıl öncesine dayanan tarihi, müzeleri, doğası ve tarihi mekanları ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakan Talin, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor.

Tallinn, Estonya'nın başkenti ve ana liman kentidir.

Baltık Denizi kıyısında, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'nin 80 kilometre güneyinde yer alır.

Başkent Tallinn surlarla çevrili bir Ortaçağ güzeli, dar sokaklar, göğe yükselen kuleler, arnavut kaldırımı sokaklar insanı bir anda bir masalın içine sokuyor. Tallinn’de önce Vanalinn olarak geçen tarihi şehrin en yüksek noktasına Parlamento’nun olduğu meydana çıkın, aşağıya Belediye Meydanı’na doğru inerken, sadece sokakların değil tarihin yaprakları arasında da kaybolacaksınız. Fat (Tombul) Margaret ve Tall (Sırık) Hermann Kuleleri, Alexander  Nevsky  ve St Mary’s Katedrali, Uzun Bacak (Pikk Jalg) Sokağı,  St. Nicholas Kilisesi,124 metrelik kulesi olan St. Olaf’s Kilisesi ve Belediye Binası eski şehirdeki sürprizlerden bazıları. Viru Kapısı ise tarihi şehre aşağıdan girdiğinizde karşınıza çıkan kapı.  


MASALLAR/HİKAYELER/FIKRALAR/BİLMECELER

İkinci Dünya Savaşı’ydı.
Savaş bölgesinden memleketi olan Leningrad (St. Petersburg) izne gelmiş bir asker, evinin bulunduğu caddeye doğru giderken Alman bombardımanı sonucu ölenleri taşıyan bir kamyonla karşılaştı. Ölüler “toplu gömülmek” üzere mezarlığa götürülüyordu.Cesetlerin arasında askerin dikkatini çeken bir şey vardı; bir ayakkabı...
Eşine aldığı ayakkabıya benziyordu.
Eve gidip gitmeme konusunda tereddüt geçirdikten sonra, görevliye, “ayakkabıyı giyen ölüyü görmek istediğini” söyledi.
Görevli izin verdi. Asker kamyona çıktı, cesede baktı... Karısıydı...
Görevliye “cesedin kendi karısı olduğunu onu alıp kendisinin gömmek istediğini”söyledi.
Görevlinin yardımıyla ceset indirildi.
Asker karısının zor da olsa nefes aldığını gördü ve onu alıp hastaneye götürdü...
Yapılan müdahaleler sonucu kadın kurtarıldı, iyileşti ve normal hayata döndü...
İşte o kadın hamile kaldı ve 7 Ekim 1952’de Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Vladimiroviç Putin’i doğurdu...
Tesadüfün böylesine ne demeli...
Hillary Clinton’ın “Zor Seçenekler” adlı kitabından..

18 ŞUBAT 2019 PAZARTESİ ÇOK ŞÜKÜR GÜNEŞLE BAŞLADIK YENİ HAFTAYA...

Hayırlısı ile başladık yeni haftaya..  güzel geçsin inşallah... Yarın ilk cemre düşüyormuş.. Haftanın en güzel haberi bu sa...